Bir bulut olsam yuklenip yagsam, Dokulsem damla damla topragima Bir deli nehir bir asi ruzgar olup kavussam uzum baglarima Bir cig tanesi, bulbulun cilesi, annemin sesiyle gune uyansam...
Bir turna olsam, yollara dursam, ucabilsem kendi semalarima Bir seher vakti silaya varsam, selam versem sira daglarima...
"... uğuldayan ve hep uğuldayan bir orman kadar üşüyorum şimdi yanlış rüzgarlar esiyor dallarımda yanlış ve zehirli çiçekler açıyor kanımda kocaman gözleriyle bir çığlık
su ve ses kadar beklediğim ne kaldı geride,bilmiyorum uzanıp uyumak istiyorum gölgeme ve sarınmak o kocaman gözlerin uğuldayan rüzgarlarına
bir acıyı yaşarım ve zehirden çiçekler üretirim kömür karası uçurum kadar bir yalnızlık yaratırım kendime, atlarım anısı yoktur küçük rüzgarların
yapraklarım yok artık kuşlarım yok büsbütün viran oldu dağlarım ezberimdeki türküler de savrulup gitti ömrümün karşılığı kalmadı sesimde sesimde yalnız ormanların gümbürtüsü
yanlış...daha baştan yanlış bir şiirdi bu, biliyorum ve belki ömrümüzün yakın geçmişi bu kadar doğruydu ancak, kimbilir kalbim unut bu şiiri. ..."